NORMAL YEMEK BORUSU - MİDE İLİŞKİSİ:

Karın içi basınç arttığında veya mide kasıldığında hiatus adı verilen ve karın boşluğu ile göğüs boşluğunu ayıran diyafram denilen kastaki açıklığının kapanması ve mide girişindeki kapağın kapanması ile mide asidi yemek borusuna kaçmaz. 

 

GASTRO ÖZEFAGEAL REFLÜ HASTALIĞININ OLUŞMASI:

Göğüs ve karın boşluklarını ayıran diyafram kasındaki hiatus adı verilen açıklık genişlerse mide, güğüs boşluğuna doğru yer değiştirir. Bu durumda mide girişindeki mekanizma bozulur ve asitli içerik yemek borusuna kaçar. Asit bazen ağız boşluğuna kadar gelir ve nefes borusuna kaçabilir.

 

 

 

ŞİKAYETLER VE BELİRTİLER: Hastalarda; mide yanması, göğüste ağrı ve yanma, ağıza acı su veya yemeklerin gelmesi, ağız kokusu, gaz, şişkinlik, geğirme, öksürük, geceleri boğularak uyanma ve derin nefes almada zorluk, ses kısılması, konuşmada yorulma gibi belirtilerin bir kısmı veya hepsi birden bulunabilir. İleri dönemde farenjit ve sinüzit, astın ve diş çürüklerine de yol açmaktadır.

BU ŞİKAYETLER BAŞKA HANGİ HASTALIKLARLA KARIŞIR?
Hazımsızlık bulguları olan;
Şişkinlik, geğirme, midede yanma ve hazımsızlık hissi, safra kesesi taşı olan hastalarda, gastrit ve ülserlilerde görülebilmektedir.
Ses kısılması, öksürük gibi bulgular farenjit ve sinüzit olanlarda, Öksürük, nefes sıkışması  astım hastalarında, çarpıntı ve kalp bölgesinde sıkıntı hissi ise kalp hastalıklarında görülebilir.

 

YAŞAMDA KISITLAMALAR:

Yüksek yastıkla yatma zorunluluğu doğabilir. Yatmadan önce 2-3 saat içinde besin ve sıvı alımından kaçınmak gerekmektedir. Bazı yiyeceklerin sıkıntıları artırması ile gıda alımında sınırlama koymak gerekir. Çay,kahve,kolalı içeceklerden uzak kalarak şikayetler azaltılabilir. Portakal, kakao ve çikolata, soğan ve sarımsak, domates ve biber gibi yiyecekler sıkıntı verir. Stresli ortamlardan sakınma zorunluluğu iş yaşamını etkiler. Ağız kokusu ve aşırı geğirme bulgusu olan kişiler sosyal ortamdan uzaklaşma ihtiyacı hisseder. Ağza yiyeceklerin gelmesi nedeniyle hastalar öne eğilmekten sakınır olurlar.

 

İLAÇLARIN ETKİSİ: Asit giderici ilaç tedavileri belirtileri büyük oranda hafifletir ama geçicidir. İlaçların kesilmesi ile belirtiler tekrar geri döner.

 

REFLÜ VE KANSER: Asit, yemek borusu alt kısmında ülserlerin açılmasına neden olabilir. Yıllar boyu asit etkisi altında uzamış ülserli hastalarda yemek borusunda kanser görülmesi daha sıktır.

 

ENDOSKOPİ: Hastalığın tanısında endoskopi çok önemlidir. Genel anestezi altında yapılmalıdır. Hiatal fıtık ve midenin göğüs boşluğuna doğru kaçması çok belirgin olarak gözlenir.
 

CERRAHİ TEDAVİ:

Günümüzün en geçerli tedavisi laparoskopik yolla diyaframdaki genişleyen yerin daraltılması ve midenin yemek borusu etrafına sarılmasıdır. Bir adet 1 ve 4 adet de yarım santimetrelik yaradan konulan laparoskopik gereçlerle işlem gerçekleştirilir.

BÖLGENİN HAZIRLANMASI:

Yemek borusunun arkasından geçilerek hem hiatus hem de mide ile yemek borusunun birleştiği bölge ortaya konur.

 

HİATUS FITIĞININ ONARIMI:

Hiatusu oluşturan kaslar birbirine dikilerek açıklık kapatılmış olur.

 

MİDENİN YEMEK BORUSU ETRAFINA SARILMASI:

Bu işleme plikasyon denir. Mide yemek borusunun alt kısmına sarılır ve önde tekrar kendisine dikilerek plike edilmiş olur. Bu aşamada mide kapağı onarılmış olur..

 

AMELİYAT SONRASI:

Hasta ertesi gün taburcu edilir. Ertesi gün başlayan omuz ağrısı 2-3 gün sürer. Nedeni laparoskopi sırasında karın içine verilen gazdır. Diyafragma bölgesinde ameliyat yapıldığı için çok nadiren de olsa 1-2 gün sürebilecek hıçkırık gelişebilir. Hastalar en geç 1 hafta içinde günlük işlerine dönebilirler. Ancak en az 1 ay süreyle sıvı gıdalarla beslenebilirler. Hasta sıvı gıdadan bir kaşık alır ve her bir lokmanın göğüs alt kısmında takıldığını, 20-30 saniye sonra mideye geçtiğini hisseder.Daha sonra diğer kaşığı alır.

Buna uymayan hasta kusmak zorunda kalır. İlk bir ay içerisinde katı gıdalar kesinlikle alınmamalıdır. Zaman içerisinde hasta gıdalarını tedricen çeşitlendirir. Yutma güçlüğü nadiren 4-6 aya kadar uzayabilir.